 |
 |
| |
 |
|

KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI SN. NURSULTAN NAZARBAYEV'İ
HUKUKSUZLUK VE ZORBALIKLARA MÜDAHALEYE ÇAĞIRIYORUZ
TÜRK İŞ ADAMLARINA YÖNELİK
BASKILAR VE SALDIRILAR DURDURULMALIDIR
- Gazeteci-Yazar Hasan Cemal'in "…Demokrasi ve hukuk devleti hak getire, rüşvet ve yolsuzluk çıtası fena halde yüksek..." (Milliyet, 10 Nisan 2002) ifadeleriyle tanımladığı Kazakistan, Kazak mafyasının günden güne kontrolünü daha da arttırdığı, hukukun hiçe sayıldığı bir ülke haline gelmiştir.
- Kazakistan'daki mafya yapılanmalarının, başta Türk şirketleri olmak üzere Kazakistan'da yatırım yapan yabancı firmaları hedef alan saldırıları çok vahim boyutlara ulaşmıştır. Gasp, darp, silahlı baskın, zorla alıkoyma gibi zorbaca yöntemler kullanılarak, yabancı yatırımcılar Kazakistan'dan uzaklaştırılmaya çalışılmaktadır.
- Kazak mafyası, ülkeyi yabancı şirketler için yatırım yapılabilecek bir yer olmaktan çıkararak, sanayi ve ticarette tekel olmayı hedeflemektedir. Bu nedenle ülkedeki pek çok yabancı yatırımcı, baskı, tehdit ve şantaja maruz bırakılarak Kazakistan'daki yatırımlarından vazgeçmeye zorlanmaktadır.
- Son birkaç yıldır ekonomisi zaten darboğazda olan Kazakistan Devleti, mafyanın günden güne artan etkinliği ve faaliyetleri sebebiyle iktisadi açıdan büyük bir çöküşe doğru sürüklenmektedir.
- Ülkenin demokratikleşme süreci Kazak mafyası nedeniyle geriye doğru işlemekte, Kazakistan günden güne despot mafya liderlerinin hüküm sürdüğü bir orta çağ devleti haline dönüşmektedir. Ülkenin dünya kamuoyundaki itibari ciddi anlamda zedelenmiştir. Bunun en büyük göstergesi “Kazakistan'da Sıkıntılı Dönem Başlıyor” (http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=34087) gibi başlıklarla basına da yansıdığı gibi uluslar arası şirketlerin paralarını Kazakistan'dan çekmesidir.
- Kazakistan'da, bazı mafya yapılanmalarının son derece planlı ve organize şekilde yürüttükleri bu faaliyetler artık iyice aleniyet kazanmıştır. Ülkede pasaportlara el koymak, firma görevlilerini rehin almak, işyeri mühürlemek, makinelere el koymak, anlaşmalarla belirlenmiş hak edişleri ödememek, ölümle tehdit etmek gibi yöntemler adeta günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir.
Gece saat 10.00'dan sonra sokağa çıkmanın çok tehlikeli olduğu, ekonomik kriz nedeniyle hırsızlık ve gaspın sıradan olaylar haline geldiği Kazakistan'da, şantiyelerdeki güvenlik görevlileri geceleri kamyonlarla inşaat malzemeleri çalmaktadır. Hiçbir devlet dairesi rüşvet almadan iş yapmamakta, devlet ihalelerinde bile rüşvet vermeden hak edişlerin alınması mümkün olmamaktadır.
Ülkede faaliyet gösteren pek çok yabancı şirketi tedirgin eden bu durum kısa dönemde, Kazakistan'ın adının "can güvenliği riski taşıyan ülkeler" arasında anılmasına sebep olacak kadar ciddi boyuta ulaşmıştır. Ülkede faaliyet gösteren yabancı işadamları ciddi tehlike içindedir.
Son olarak yaşanan bir olayda, Kazakistan'ın Alma Ata şehrinde faaliyet gösteren BN-Pegasus yetkililerinden Tahsin Akkaş, bazı hukukdışı uygulamalara maruz bırakılmıştır. Kazakistan başta olmak üzere yurt dışında pek çok başarılı projelere imza atmış, iş çevrelerinde sevilen bir işadamı ve mimar olan Tahsin Akkaş, 11 Mart 2008 tarihinde hiçbir hukuki gerekçe olmaksızın gözaltına alınmıştır. Gözaltı süresince çeşitli tehditlere maruz bırakılan Tahsin Akkaş, serbest bırakılır bırakılmaz Türk Büyükelçiliği'ne sığınmıştır. Tahsin Akkaş, Büyükelçilik kapısında bekleyen silahlı kalabalık bir grup sebebiyle saatlerce dışarıya çıkamamış, tam bir hukuk skandalı yaşanmıştır. Halen Kazakistan Devlet Başkanı'nın kardeşi ile evli olan Mayra Nazarbayeva'nın talimatıyla hareket ettiği bilinen Edgar Salduzi'nin bu olayda birinci dereceden rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Mayra Nazarbayeva ile temasa geçilmiş ve yazılı bir anlaşma ile mutabakat sağlanmış, böylece Tahsin Akkaş'ın can güvenliği bir ölçüde sağlanmıştır. Tahsin Akkaş bu anlaşmaya istinaden, sığındığı Türk Büyükelçiliği'nden çıkmış, ancak can güvenliği endişesiyle evine gidememiştir. Anlaşmada mutabık kalınan hususlar 13 Mart gününde yine çiğnenmiş, Tahsin Akkaş sebepsiz yere yine emniyete götürülmek istenmiştir.
Hiçbir anlaşmanın ve hukuk kuralının dikkate alınmadığı bu süreçte adeta esir muamelesi gören arkadaşımız Tahsin Akkaş'ın can güvenliği konusunda ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Tamamen hukuk dışı olarak sürdürülen bu uygulamaların önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını, Kazakistan Devlet Başkanı Sayın Nursultan Nazarbayev'den talep ediyoruz.
Tahsin Akkaş'ın Alma Ata'da BN Pegasus bünyesinde göreve başlamasından önce Ocak 2008'de, BN Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Seçim Köse'ye ve şirket bünyesindeki Türk işçilere de saldırılarda bulunulmuş ve bu saldırıların arkasında aynı ismin olduğu ortaya çıkmıştır. Söz konusu saldırıda Seçim Köse ve çok sayıda işçisi yaralanmıştır. Bu saldırılar “Kazak Vahşeti Hortladı” ve benzeri başlıklarla basınımıza da yansımıştır.
Daha önce ENKA gibi başka Türk şirketlerine de saldırılarda bulunulan Kazakistan'da, bu gibi hukuksuz uygulamalar günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. ENKA Holding işçilerine Ekim 2006'da yapılan saldırılar hakkındaki gazete haberleri olayın vahametini ortaya koymaktadır:
"Kazakistan'da ENKA Holding'in şantiyesinde Kazak işçilerin saldırısına uğrayan Türk işçilerden bir grup yaralı özel uçakla Sabiha Gökçen Hava Limanı"na indi. Dehşet anını anlatan yaralı işçiler, "Bu bir katliamdı. Bizi öldürmek için her yolu denediler." İşçiler, Türk işçilere karşı olan planlı mafya türü bu saldırıda kayıp arkadaşları olduğunu söylediler. Kazakların, bazı arkadaşlarını vinçlere astıklarını, kapılarını açamadıkları konteynırların içine propan gazı sıktıklarını, konteynırları ateşe verdiklerini anlatan yaralı işçiler, hiçbir yetkilinin kendileriyle ilgilenmediğini ve can güvenliklerinin olmadığını söylediler." (24 Ekim 2006 tarihli Milliyet ve Akşam)
Kazak yönetimine yakın olmayı, Kazakistan milli menfaatlerine aykırı davranmak için ruhsat olarak kullanan kimselerin varlığı son derece tehlikelidir. Çünkü Kazak resmi makamlarının bilgisi dışında faaliyet gösteren bu gibi kimseler sadece bu ülkede ticari faaliyet yürüten şirketleri değil bizzat Kazakistan'ın iç güvenliğini tehdit eder hale gelmişlerdir. Kazakistan'ı bir mafya ülkesine dönüştürme sevdasında olan bu gibi odaklara karşı gerekli tedbirlerin alınmaması halinde ülkenin büyük bir kaosa sürükleneceğine kuşku yoktur.
Tüm bu konulara Kazakistan resmi birimlerinin ve özellikle Devlet Başkanı Sayın Nazarbayev'in ivedilikle el koyması ve gerekli tedbirleri alması elzemdir. Aksi halde ekonomik açıdan zor günler geçiren kardeş Kazakistan Devleti, yabancı yatırımcıların tamamen ülkeden çekilmesi sebebiyle büyük bir ekonomik buhranla karşı karşıya kalacaktır.
Erol Şimşek (BN Pegasus Yönetim Kurulu Üyesi)
İLANIN PDF FORMATINI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ
|
Bir buçuk yıllık araştırmanın ürünü...
... Vahit Toker
MAYRA'NIN MAFYASI
- ENKA Saldırısının Arka Planı
- BN - Pegasus'a Yapılan Saldırının Arka Planı
- Yaralanan, Sakat Kalan, Yüzlerce Türk'ün Hikayesi
- Kazakistan'daki Mafyalaşma
- Edgar'ın Karanlık Ordusu
- Mayra Akıl Almaz Gizli Servetini Nasıl Elde Etti?
- Emrindeki Mafya İmparatorluğu
- Bu Büyük Türk Devleti'ni Mafyanın Ele Geçirmesini Engellemek İçin Neler yapılabilir?
- Nursultan Nazarbayev'in Samimi Gayretleri
- Kazakistan Devletini İçten Saran Mason Mafya Komünist Üçgenine karşı Nazarbayev'e Destek Olmanın Önemi
Yüzlerce konu, belge, bilgi, döküman, fotoğraf ve iki VCD ilavesiyle yakında kitapçılarda
Türkçe, İngilizce, Rusça ve Kazakça
Pek Yakında Tüm Kitapçılarda! |
|
MAYRA NAZARBAYEVA

|
Kazakistan`daki olaylar
İlk olay Kazakistan `ın Tengiz kentindeki ENKA şantiyesinde patladı. Bechtel `le ham petrol arıtma ve doğalgaz faaliyetlerini sürdüren ENKA `nın şantiyesinde büyük bir kavga çıktı.
Kazak ve Türk işçiler arasında çıkan kavgada yüzlerce işçi yaralandı.
ENKA , bu bölgede çalışan 1500 işçisinden 1200`ünü Türkiye `ye getirdi.
Ardından Tekfen `in şantiyesindeki Türk işçiler dövüldü. İşçilerin bir bölümü Kazakistan `ı terk etti.
Sonra konu kamuoyunun gündeminden düştü. Bir süredir ses yoktu.
Ancak son birkaç gündür birbiri ardına gelen e-postalar olayların yatışmadığını açıkça gösteriyor. İşte bunlardan birkaçı...
* Bureau Veritas (denetim kuruluşu) Kazakistan ofisinde çalışan Türk mühendis arkadaşlarımızdan dördü son 2 hafta içerisinde, evlerinin önünde, bindikleri takside ya da gittikleri restoranda dövülüp soyulmuşlardır! Aralarından sadece bir tanesi polise ve konsolosluğa şikayette bulunmuş ve hiçbir sonuç alamamıştır. Türklere karşı olan nefret giderek taciz ve dayak şekline dönüşmektedir. Kazak polisinin bir Türk vatandaşına saygısı kalmamıştır aksine dalga geçmektedirler.
* Atyrau `da Yıldız Cafe `yi işleten Hasan Erkmen kar maskesi takmış 2 kişinin saldırısına uğrayarak dövülmüş ve soyulmuştur.
* Türklere yapılan saldırılar, liste çıkarılmış gibi devam etmektedir. Bunlardan Almata Elçiliğimizin haberi olmuyor mu? Neredeyse her gün bir Türke saldırılıyor, dövülüyor, soyuluyor. Can güvenliğimiz için Dışişleri Bakanlığı da hiçbir şey yapmıyor. Türkler küçük düşüyor. 3-5 dolarlık ekonomik çıkar için vatandaşların görmezden gelinmemesi için elinizden geleni yapın.
Olayların nedeni hakkında çeşitli görüşler var. Kimine göre olay Kazakistan -Türkiye ilişkilerine darbe vurmak için küresel bazı güçlerin provokasyonlarıyla ortaya çıkıyor.
Olayların Kazakistan `ın Ceyhan `a 5 milyar dolarlık yatırım kararını açıklamasına rastlaması bu görüşü savunanların dayandığı nokta.
Kimine göre Türk-Kazak işçiler arasındaki maaş ve statü farkı, kimine göre ise işverenlerin Kazak işçileri sözleşmelerdeki haksızlıklarla sömürmesi kavgaların ana nedeni.
Kazak ve Türk yetkilileri ise resmi bir açıklama yapmasalar da olayı basit bir işçi kavgası boyutunda görmeyi daha uygun buluyorlar.
Dünyanın 9`uncu büyük petrol üreticisi olan Kazakistan , Türkiye için gerçekten önemli. Türk müteahhitlik firmalarının yaklaşık 3 milyar dolarlık projesi var. Yatırımların tutarı 1 milyar dolar civarında, dış ticaret hacmi ise 793 milyon dolar. 1100 Türk şirket faaliyet gösteriyor.
Oktay Varlıer , Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türk -Kazak İş Konseyi Başkanı. Aynı zamanda Kazakistan `da yatırımı bulunan Alarko `nun da yöneticisi. Varlıer `le Kazakistan `daki son durumu konuştuk.
Varlıer , sıkıntının sürdüğünü doğruluyor ve hafta sonu Alarko şantiyesinde de olaylar yaşandığını anlatıyor. Ülkenin özellikle içe kapalı, muhafazakar bölgelerinde sıkıntı yaşandığını, yabancı işçilere karşı tepki duyulduğunu anlatıyor.
ENKA `nın işçilerinin büyük bölümünü çektiğini hatırlatan Varlıer `e göre en büyük sorun, Kazak yetkililerinin olaylara müdahale etmemesinden kaynaklanıyor.
Varlıer , son olarak geçen hafta Dışişleri Bakanlığı `nı arayarak tedbir alınmasını istemiş. Kazakistan `da İçişleri Bakanı `nın mutlaka devreye girmesi gerektiğini, bunun ise Türk tarafından yapılacak görüşmelerle sağlanabileceğini dile getiriyor.
29 Ekim `de Çalışma Bakanlığı ile görüştüklerini ve işçi sendikaları temsilcisi de dahil bir heyet yapalım dediklerini söyleyen Varlıer , henüz bir adım atılmadığını söylüyor.
Nazarbayev Türkiye `de
Türk ve Kazak hükümetleri olayı basit işçi kavgası gibi görmek istese de olayın boyutları farklı. Antalya `da bugün `Türk Dilini Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 8. Doruk Toplantısı ` yapılıyor.
Toplantının konukları arasında Antalya `yı çok seven ve sık sık tatil için bu kente gelen Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev de var.
Varlıer , büyük ihtimalle bu toplantı sırasında Dışişleri Bakanlığı `nın konuyu gündeme getireceği görüşünde.
Yukardaki e-postalar da gösteriyor ki Kazakistan `daki Türkler kendilerini kaderlerine terk edilmiş görüyor. Dönebilen dönüyor.
Bu nedenle Dışişleri yetkililerinin ve hükümetin bu konuyu gerçekten ciddiye alması ve Nazarbayev `le mutlaka görüşmesi şart görünüyor.
Bakalım bir gelişme olacak mı?
|
| |
|
Yeni Şafak, 28 Ağustos 2008 |
Kazakistan`dan 156 işçi daha geldi
Kazakistan `dan özel uçakla Sabiha Gökçen Havalimanına gelen işçiler, aileleri ve yakınları tarafından karşılandı. Türk işçilerden Mevlüt Kanat, burada yaptığı açıklamada, 2 bin kişilik sopalı ve levyeli bir grubun saldırısına uğradıklarını söyledi.
Kanat, ``Bir anda şok olduk. Ne yapacağımızı şaşırdık. Dışarıya kendimizi zor attık. Bu öfke, hiddet, hınç neden hala anlamadık? Oraya bir daha dönmek istemiyorum`` dedi.
Kazakistan `a geri dönmek istemediğini belirten bazı işçiler de kendilerinden önce bu tür saldırıların meydana geldiğini anlatarak, ``Olay yemek kavgasından değil, nemalanma kavgasından çıkmıştır.
Polisler kesinlikle müdahale etmediler, seyirci kaldılar. Bütün eşyalarımız talan edildi. Kurtulduğumuza dua ediyoruz`` diye konuştular. İşçiler, daha sonra Enka Holding tarafından tahsis edilen 4 otobüsle evlerine gönderildi.
2006-10-23 Haber7 - http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=194373 |
| |
Tara'dan Kazaklar'a soğuk haber!
Enka Holding Şeref Başkanı Şarık Tara, Kazakistan'daki şantiyelerinde yaşanan büyük kavga sonrası ilk kez konuştu. Tara, bundan sonraki Kazakistan projeleriyle ilgili çekimser.

TAHSİN AKÇA'nın haberi
Enka Holding Şeref Başkanı Şarık Tara, Kazakistan'da şantiyelerindeki büyük kavga sonrası bu ülkedeki gelecekleri için '10 gün sonra daha net bir şey söyleyebilirim. Ancak şahsen üzüldüm ve soğudum' dedi.
KAZAKİSTAN'IN Tengiz kentinde ABD'li ortağı Bechtel ile üstlendiği ham petrol arıtma ve doğalgaz tesisi şantiyesinde çıkan büyük kavga yıllardır yurtdışına işçi ihraç eden Enka Holding Şeref Başkanı Şarık Tara'yı isyan ettirdi. Şantiyede Kazak ve Türk işçiler arasında yüzlerce işçinin yaralanmasına yol açan kavga ile ilgili star'a konuşan Şarık Tara, yaklaşık 30 yıldan bu yana yurtdışında Türkiye'den götürdüğü işçileri çalıştırdığını, şimdiye dek ihraç ettiği işçi sayısının 182 bini bulduğunu hatırlattı.
'KARAR VERECEĞİZ'
15 yıldır Kazakistan'da küçük-büyük projeler gerçekleştirdiğini ve ilk defa böyle birşey başına geldiğini ifade eten Tara, Türk ve Kazak işçiler arasında çıkan kavgaya çok üzdüğünü söyledi. Olayın detaylı olarak araştırıldığını da belirten Şarık Tara'nın, kavganın Enka'nın bundan sonaki Kazakistan projelerini etkileyip etkilemeyeceği sorusuna yanıtını ilginç oldu. Tara, 'Şahsen çok üzüldüm, soğudum' dedi. Kazakistan'daki geleceklerine, Enka yönetimiyle karar vereceklerini de vurgulayan Tara, '10 gün sonra bu konuda daha net birşey söyleyebilirim. Ancak soğudum' dedi.
YENİ İHALELER YOLDA
KAZAKİSTAN'DA Baralık ve ocak aylarında yapılacak iki büyük ihale daha bulunduğu ve Enka'nın bu ihalelerde Kazak rakiplerinin de olduğu biliniyor. Öte yandan işçiler arasındaki gerilimin bir nedeni olarak Türk işçilerin, bin-bin 500 dolarla Kazak işçilerden neredeyse 10 kat fazla maaş almaları sayılmıştı. Şarık Tara, Kazakistan'daki gelişmeleri halen tatilde bulunduğu Bodrum'dan takip ediyor.
ABD'Lİ BECHTEL İLE BUYUK PETROL YATIRIMLARI VAR
KAZAKİSTAN'I en büyük yatırım alanlarından biri olarak gördüğü için yıllardır bu ülkede proje kovalayan Enka Holding'in şimdiye dek gerçekleştirdiği ve devam etmekte olan projeleri 1 milyar dolara yaklaşmış durumda. Bu ülkedeki en büyük projesi olan kavganın yaşandığı Tengiz'deki ham petrol üretim ve arıtma tesisini ABD'li ortağı Bechtel şirketiyle birlikte gerçekleştiren Enka, 1993'den bu yana bu tesis imalatını sürdürüyor. Arıtma tesisi imalatının ilk kontrat bedeli 561 milyon dolardı. Ancak daha sonra petrol yataklarını geliştirme, yan ünite imalatları gibi başka ihalelerle proje devam etti. Sadece petrol yataklarını geliştirme ihalesi 147.8 milyon dolarlık bir projeydi ve bu projeye 1993'te başlanmıştı. Tüm bu projelerin işvereni Tengiz Chevroil şirketi. Enka'nın Kazakistan'da devam eden diğer işi ise Bautino kentindeki 75 milyon dolarlık, 'Suni Ada ve Açık Deniz Petrol Platformu' Şirket, diğer ihaleleri de yakından takip ediyor.
DÖNEN İŞÇİLERİN SAYISI BİN 63'E ULAŞTI
ENKA'NIN sadece Tengiz'deki şansiyesinde yaklaşık bin 500 işçi çalışıyordu. Kavganın ardından işçilerin büyük bölümü can güvenliği olmadığı gerekçesiyle ve daha daha tedavi olmak amacıyla Türkiye'ye gelmeyi tercih etti. Düne kadar yaklaşık 900 Türk işçisi Türkiye'ye dönmüştü. Dün de bir uçakla 163 Türk işçisi Türkiye'ye dönüş yaptı. İşçiler tedavilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Vatan Hastanesi'ne naklediliyor. Enka'nın Dış İlişkiler Grup Müdürlüğü yetkilileri dün gün boyunca hastanede ve havalimanında Türkiye'ye dönen işçilerin organizasyonu için alarma geçmişti. Kavga sonrası, olayı anlatan Türk işçileri, Kazak işçilerin, şehirden kavga için Kazakları şantiyeye taşıdığını ve ölümüne kendilerine saldırdığını açıklamışlardı. Kavgada ölen ise olmamıştı. Kazakistan'a geri dönmek istemediğini belirten bazı işçiler de kendilerinden önce bu tür saldırıların meydana geldiğini anlatmıştı. İşçiler, 'Olay yemek kavgasından değil, nemalanma kavgasından çıkmıştır. Polisler kesinlikle müdahale etmediler, seyirci kaldılar. Bütün eşyalarımız talan edildi. Kurtulduğumuza dua ediyoruz' demişlerdi.
Star Gazetesi - http://www.ntvmsnbc.com/news/388730.asp
|
| |
Kazakistan'ın Tengiz Bölgesinde Kazak İşçilerin Saldırısına Uğradıktan Sonra İstanbul'a Getirilerek Tedavi Altına Alınan İşçilerin Büyük Bölümü Tekrar Aynı Yerde Çalışmak İstemiyor.
Kazakistan'ın Tengiz bölgesinde Kazak işçilerin saldırısına uğradıktan sonra İstanbul'a getirilerek tedavi altına alınan işçilerin büyük bölümü tekrar aynı yerde çalışmak istemiyor.
İşçilerin sağlık durumlarına ilişkin AA muhabirine bilgi veren İstanbul Vatan Hastanesi Başhekimi Opt. Dr. Ülkü Tulgar, toplam 176 işçinin arife gününden itibaren partiler halinde hastaneye geldiğini ve bayram süresince de tüm hastane personelinin tam kadro hizmet verdiğini söyledi.
Hastaların darba bağlı olarak burun, kemik, çene ve kaburga kırıkları ile kaburga kırılmalarının akciğere batması sonucu oluşan akciğer yaralanmaları, el ve bacak kemiği, göz yaralanması ile geldiklerini anlatan Tulgar, şu bilgileri verdi:
''Hastalardan 52'si yatarak tedavi gördü. 22'si acil ameliyata alındı. Şu anda taburcu olmaya başladılar. Bir hafta içinde bütün hastalar taburcu olmuş olacak. Ameliyat olmaması halinde hayati tehlike taşıyan hastalar vardı. Özellikle beyin kanaması ve akciğer yaralanması olan hastalara süratle müdahale edildi. Şu anda hayati tehlike taşıyan hasta yok. Kalıcı sakatlığı olan hasta da yok. Yalnız bir göz yaralanması vakası var. Oldukça ciddi bir vaka. Ameliyat oldu. Ancak ne kadar göreceği konusunda bir şey söylemek zor.''
Tulgar, hastalar geldiğinde psikolojik bakımdan çok kötü durumda olduklarını belirterek, ''İşçilerde ölüm korkusu oluşmuş. Hepsine psikolojik destek sağlandı. Birkaç hastada reaksiyonel tepki var. Onlar da süratle iyileşmeye doğru gidiyor'' dedi.
İŞÇİLER KAZAKİSTAN'A DÖNMEK İSTEMİYOR
Hastanede halen tedavisi süren işçilerden Hüseyin Özcan, 3 yıldan beri Kazakistan'da çalıştığını ve daha önce böyle bir olayla karşılaşmadığını belirterek, ''Olayın neden kaynaklandığını hala bilmiyoruz. Orada güvenlik yoktu. Şu anda tüm çalışmalar durmuş durumda. Sağlığıma kavuştuktan sonra tekrar çalışacağım. Ama illa orası olacak diye bir şey yok. Şu anda gözüm görmüyor. Bir ameliyat daha geçireceğim'' diye konuştu.
Burnundaki kırık nedeniyle ameliyat olan işçilerden Muhlis Keskin de vücudunun birçok yerinden darbe aldığını ve kaburgalarında da ezikler olduğunu belirterek, ''Birkaç gün içinde taburcu olacağım. Ancak Kazakistan'da tekrar çalışmayı düşünmüyorum'' dedi.
Yüzüne aldığı darbeler nedeniyle burun kırılmasının yanı sıra kafatasından da yaralanan işçilerden Sadık Bulat da 1.5 yıldan beri Kazakistan'da çalıştığını, ancak tekrar aynı yere gitmeyeceğini söyledi.
Bulat, ''Başka yer olabilir, ama oraya tekrar gitmeyeceğim'' diye konuştu.
Olayı 2-3 Türk'ün başlattığı yönündeki iddianın da doğru olmadığını, bunun planlanmış bir olay olduğunu savunan Bulat, ''Olaya katılanların yüzde 20'si dışardan gelmiş. Olayın gerçek nedenine ilişkin henüz bir bilgimiz yok. ENKA bizi Türkiye'ye getirdi. Tedavilerimiz yapılıyor. Ancak tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bir bilgimiz yok'' dedi.
KALÇADAN KEMİK ALINARAK KAŞA EKLENDİ
İşçilerden Cengiz Demirtaş da kaşında kırık ve kaburgalarında çatlak olduğunu belirterek, ''Kaşımdaki kırık için kalçamdan kemik alınarak kaşa eklendi. Ufak tefek yaralanmalar geçti. Cuma günü taburcu olacağım'' diye konuştu.
Olayın neden kaynaklandığını bilmediklerini, ENKA'nın da kendilerine sorduğunu ifade eden Demirtaş, ''Olayın nedenine ilişkin henüz daha bize de bir bilgi verilmedi'' dedi.
Demirtaş, Kazakistan'a tekrar dönmeyi düşünmediğini belirterek, ''6 yıldan beri Kazakistan'da çalışıyorum. Ama tekrar dönmeyi düşünmüyorum. ENKA bünyesinde başka bir yerde çalışırım. Şu anda işçilerin çoğunluğu geri dönmek istemiyor. İsteyen çok nadir. Oradaki insanlar tekrar bu tür saldırıları yapabilecek nitelikte'' diye konuştu.
Kazakistan'da 3 yıldan beri çalışan Ahmet Emengen ise olay sırasında düşmeye bağlı olarak belinde fıtık oluştuğunu belirterek, ''Şu anda fizik tedavi görüyorum. Geçmediği takdirde ameliyat olacağım'' dedi.
Gerekli güvenlik önlemlerinin alınması halinde tekrar dönebileceğini ifade eden Emengen, ancak bu konuyu henüz ENKA yetkilileriyle konuşmadıklarını, şu an önceliğinin sağlığına kavuşmak olduğunu söyledi.
(Anadolu Ajansı) 01.11.2006 - http://www.haberler.com/kazakistan-da-yaralanan-isciler-donmek-istemiyor-haberi/
|
| |
Kazakistan'ın Tengiz bölgesinde çalışan 1200 Türk işçisi Kazakların saldırısına uğradı. Olayda 136 Türk yaralandı, 26 Türk de kayboldu. Şirket Kazakistan'a ambulans uçak gönderdi.

Tengiz bölgesindeki rafineride çalışan Türk işçilerin ifadesine göre, olayda 136 Türk yaralandı, 26 Türk de kayboldu. İşçiler ölenler olduğunu da iddia etti.
Ancak işçilerin ifadesi ile bölge savcılığının açıklaması çelişiyor. Bölge savcılığı sadece 8 Türk vatandaşının hastaneye kaldırıldığını, bazılarının da ayakta tedavi edildiğini bildirdi.
İşçilerin bağlı olduğu Türk şirketi 8 yaralıyı İstanbul'a getirmek için 2 ambulans uçağı Kazakistan'a gönderdi. Yaralıların Türkiye'ye getirilmesi için Kazak doktorların izni bekleniyor.
Türk Büyükelçiliği sorunun çözümü için devreye girdi. Türk şirketinin üst düzey yöneticileri de olayların ardından Kazakistan'a gitti.
Bölge savcılığı, olayın 'vaktinden önce yemek almak isteyen bir Kazak işçiye, Türklerin müdahale etmesi üzerine çıktığını' açıkladı.
Savcılık, Kazak işçinin 400 arkadaşıyla yemekhaneye dönmesiyle kavga çıktığını bildirdi.
Olay sırasında, işçi kıyafetlerinin konulduğu bazı karavanlarla, arabaların ateşe verildiği bildiriliyor.
Bugün -http://www.forumta.com/dunya-gundemi/144071-kazaklar-turk-iscilere-saldirdi.html |
| |
Türk ve Kazak işçiler arasında kanlı kavga
Kazakistan'da ENKA şirketinden Türk işçiler ile Kazak işçiler arasında sıradan bir nedenle çıktığı söylenen kavga, neredeyse yüzlerce kişilik bir meydan savaşına dönüştü. Kanlı olayda etnik bazlı nefret unsurunun önemli rol oynadığı sanılıyor.
Atırau'daki Tengiz petrol sahasında Tengiz Chevroil JV Limited Şirketine ait bir müteahhitlik-inşaat alanında yemek alma sırasında Türk ve Kazak içiler arasında arbede yaşandı. Yaşanan olayda ölen olmadığı, yaklaşık 140 kişinin yaralandığı bildirildi.
Yaralananlardan 8'inin hastaneye kaldırıldığını belirten yetkililer, kavga esnasında birkaç araç ve özel iş kıyafetlerinin bulunduğu konteynerlerin yandığını belirtti.
Türkiye'nin Kazakistan Büyükelçisi Taner Seben, ortamın henüz durulmadığını, gerginliğin sürdüğünü belirtti. Türk işçilerin endişeli bekleyişinin devam ettiğini de söyleyen Büyükelçi, büyükelçilik müsteşarının, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirinin ve Türk-Kazak İşadamları Derneği Genel Sekreteri'nin olayın yaşandığı petrol sahasına gittiğini kaydetti.
Kavganın çıkış sebebini tespit etmek için Tengizde Atırau Başsavcı Yardımcısı Habibulla Kasımovun başkanlığında acil soruşturma komisyonu kuruldu.
Daha önce tesislerde çalıştığını belirten Emre Özer isimli bir şahıs da, "Proje müdürünü bile dövmüşler. Arkadaşlarım 10 Türk'ün öldüğünü iddia ediyorlar. O yörede oturan Kazaklar Türkleri hiç sevmez" dedi.
Aynı tesislerde çalışan bir başka işçi de, Türk işçilerinin güvenliğinin olmadığını, sürekli istim üstünde bulunduklarını yazılı bir şekilde medya mensuplarına bildirdi. Türk işçisi ayrıca Türk mercilerinden de ilgi beklediklerini ve olayı en kısa zamanda ciddi bir şekilde ele almalarını beklediklerini belirtti.
Haber Cumhuriyet Gazetesi'nden şu şekilde verildi:
Kazakistan'ın Tengiz bölgesindeki petrol şantiyesinde Kazak işçiler Türk işçilerin bulunduğu şantiyeye saldırarak 140 Türk işçiyi yaraladı. Yaralanan Türk işçilerden 9'u tedavi amacıyla İstanbul'a getirildi. Türk şirketi ENKA ile ABD'li Bechel firmasının inşaat şantiyesinde önceki gün yaklaşık 400 Kazak işçi, Türk işçilere saldırdı. Kavgada yaralanan Türk işçilerden 9'u İstanbul'a getirildi. Aksaray'daki Vatan Hastanesi'nde tedavi altına alınan işçilerden Cemal Şahin , geçen yıl da Kazak işçilerle aralarında tartışmalar yaşandığını belirterek ''Bu yıl ilk defa kavga çıktı. Ne olduğunu anlamadan yüzlerce Kazak üzerimize yürüdü'' dedi.
Kazakistan'ın Atırav Bölgesi Valisi Bergey Rıskaliyev , Türk ve Kazak işçiler arasında kavga çıkan şantiyede durumun tamamen kontrol altında olduğunu, Türk vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için gerekli bütün önlemlerin alındığını ve 5 bin 300 işçinin işbaşı yaptığını bildirdi. Vali Rıskaliyev, ''olayın bir Kazak işçinin üç Türk işçi tarafından darp edilmesiyle başladığının ve daha sonra geliştiğinin anlaşıldığını'' ifade etti. Vali, ''revirlere 136 Türk vatandaşının yaralı olarak başvurduğunu, bunlara burada gerekli müdahalenin yapıldığını'' kaydetti.
'Saldırı planlı'
Türk işçiler ise kavganın önceden planlandığını belirterek, ''Şu anda burda iki büyük proje var. Aralık ve ocak ayında ihaleleleri yapılacak. Onun için de burada 3 Kazak firması ENKA'yı ve Türk işçileri burada istemiyor. '' dedi.
Türkiye'nin Almatı Büyükelçisi Tamer Seben , Kazakistan Dışişleri Bakanlığı nezdinde girişimde bulunduklarını ve Türk şantiyesinin güvenliğinin sağlandığı yönünde teminat aldıklarını söyledi. Seben, kavganın ''sıraya girme uyarısının sonucunda çıktığını'' bildirdi. Seben, yaklaşık kavga sırasında Türk şantiyesindeki çeşitli araç gerecin de tahrip edildiğinin öğrenildiğini belirtti.
http://www.rusya.ru/tur/index/news/print?id=1202
|
| |
Kazakistan'da neler oluyor?
Kazakistan'da saldırıya uğrayan ve önceki gece iki kafile halinde Türkiye'ye getirilerek, tedavi altına alınan Türk işçiler olayın şokunu yaşıyor. ENKA'nın kiraladığı uçakla Sabiha Gökçen Havalimanı'na gelen işçilerden 150'si Özel Vatan Hastanesi'ne kaldırıldı. Beşi ameliyat edilen işçilerden 120'si ise ilk tedavilerinin ardından taburcu oldu.
Tedavileri süren 30 işçi hastane odasında SABAH muhabirlerine dehşeti anlattılar. Kazakların kendilerine demir ve çekiçlerle saldırdıklarını anlatan işçiler, "Kaldığımız konteynırları bizimle beraber yakmak istediler. Yaklaşık 10 kişi öldü diye biliyoruz, saklıyorlar, birçoğumuzu öldü sanıp bıraktılar. Bazı arkadaşları boyunlarından astılar" dediler.
İşçiler, "Orada bin arkadaşımız daha var. Onlar aç susuz bir halde 5 gündür yaşamaya çalışıyorlar" iddiasında bulundular.
'DAHA GİTMEYİZ'
10 bin dolar maaş bile verseler Kazakistan'a dönmeyi asla düşünmediklerini vurgulayan işçiler, saldırının asıl nedeninin para olduğunu belirttiler. İşçiler "Biz 800 - 1000 dolar arası para alırken, onlar 300 dolar civarı para alıyorlardı. Bu para bile onlar için çok ama bizim aldığımız paraları kıskandılar. Bir Türk 4- 5 Kazak işçinin başında bulunuyordu. Bütün bunları hazmedemeyip saldırdılar. Canımızı zor kurtardık" dediler. Olayların bir hafta öncesinden planlandığını ileri süren işçiler, "Bir gece önce saldıracakları haberi geldi. Elimize ne geçirdiysek beklemeye başladık ama çokkalabalık gruplar halinde geldiler. Kaldığımız konteynırları yakmaya çalıştılar. Bizler konteynırların içinde çaresizce bekledik. Kapıları kırınca da ellerine ne geçirdilerse saldırdılar" diye konuştular. Saldırıda üzerlerinde bulunan paralar ve cep telefonlarının da alındığını belirten işçiler, "O kadar canice saldırdılar ki bir iki arkadaşımızı demir kancaya boğazlarından astıklarına tanık olduk. Birçok kişi yediği dayak nedeniyle bayılınca öldü sanıp bıraktılar" dediler. Halen hastanede tedavi altında tutulan Yadigar Arslanpençe, şunları söyledi: "Öğle yemeği sırasıydı. Ufak tefek tartışma oldu. Daha sonra bizim ofisi bastılar. Proje müdürünü dövdüler. Arabalarla üstümüze hücum ettiler. Orada bulunan bütün konteynırların kilitlerini kırıp, içerdeki Türkleri ölesiye dövdüler. Kafama çekiçle vurdular. Bayılınca öldü sanıp bırakıp gitmişler. 5 yıldır Kazakistan'da çalışıyorum. Alnımda kırık var, cuma günü ameliyat olacağım. Bundan sonra gitmeyi düşünmüyoruz. Güvenlik önlemi dahi almadılar. Üstümüzdeki her şeyi aldılar."
İŞKENCE YAPTILAR
İşçilerden Tahir Arslan ise dehşeti şöyle anlattı: "Yemek sırasında aniden izdiham oldu. Ne tarafa kaçsak bize vurdular. Yüzüme boru ile vurdular. Onlara usta olmamızı kabul edemediler, onun için saldırdılar. Türkleri istemiyorlar orada. Birkaç kişinin öldüğü söyleniyor. Birkaç arkadaştan hala haber alamıyoruz. Bir arkadaşı gözümün önünde demir kancaya astılar. Ölmedi ama işkence yaptılar."
(Sabah) - http://www.8sutun.com/node/21811 |
| |
10 Türk İşçisi Öldü Gizliyorlar
Kuzey Kazakistan'da Rusların kurduğu ve Türkiye'den nefreti aşılayan "Rusya'ya Saygı" Derneği ile ABD ve AB tarafından finanse edilen, Batı yanlısı bir çok demokratik toplum örgütü Türkiye'nin bölgeden çekilmesini istemekte ve her fırsatta Türkiye aleyhine provokatör eylemler düzenlemektedir. PKK da her fırsatı değerlendirmekte ve Kazak Türklerini Türkiye aleyhine kışkırtmaktadır. Olaylar birdenbire ortaya çıkmadı. Adı geçen örgütler, yıllardan beri Türkiye aleyhine büyük bir yalan kampanyası ile propaganda yapmaktadır. Bu olaylar, bilhassa kuzey bölgelerinde yoğun propaganda sonucu oluşturulmuş Türk düşmanlığının doğal bir sonucudur. İşin içerisine, para, namus gibi kavramlar kasıtlı olarak sokulmakta gerçek gizlenmeye çalışılmaktadır. Olayların tek amacı vardır: Kazakistan-Türkiye dostluğuna darbe vurmak!
 |
| |
KAZAKİSTAN'DA SON DÖNEMDE YAŞANAN EKONOMİK KRİZ
Kazakistan son yıllarda ciddi bir ekonomik krizin içine girmiş bulunmaktadır. Uzmanlar bu krizin önümüzdeki yıllarda tırmanarak artış göstereceğini bildiriyorlar. Dış yatırımcıların ve yabancı işçilerin paralarını ödeyemeyen Kazak devleti ve işverenleri, yabancı sermayenin bu ülkeye yatırım yapmasını caydıran en büyük etkenler arasında. Konuyla ilgili basında çıkan haberlerden bazıları şöyle:
"Kazakistan ekonomisinde son bir yıldır ciddi sorunlar yaşanıyor. Krediler durduruldu, aşırı yükselen emlak fiyatları düştü, bankalar krizde. Büyük firmalar ülkeden paralarını birer birer çekiyor...
Nursultan Nazarbayev, Orta Asya'da entegrasyon ve liderlik konusunda önemli roller oynayan ülkesinin, büyük bir ekonomik krize doğru sürüklendiğini ilk kez kabul etti...
Nazarbayev konuşmasında: 'Hükümetin finansman sektöründeki problemleri aşmak için, geçici olarak sosyal konular hariç, tüm alanlardaki programlardaki harcamaları kısıtlaması gereklidir. Bekleyebilecek her şey, ülkenin onsuz yaşayabileceği yol yapımı, inşaat gibi her şey durdurulmalıdır.' Dedi...
Gelinen noktada, ülke dışından alınan faiz oranı düşük kedilerin ödeme zamanı gelince, dünya ve Amerika piyasalarındaki durgunluğun ardından büyük şirketler aniden paralarını çektiler...
BDT Ülkeleri Enstitüsü Orta Asya ve Kazakistan Bölümü Başkanı Andrey Grozin'in, 'Kazakistan'daki mali krizin doruk noktası 2007 yılının Ekim-Kasım aylarında yaşandı...
Yerli gözlemciler, 2008-2009 yıllarının Kazakistan için çok zor olacağını ifade ediyor. Çünkü bu yıllar, dış borçların ödenmesinde en zirve dönemi oluşturuyor..."
(Dünya Bülteni; 'Kazakistan'da Sıkıntılı Dönem Başlıyor'; "http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=34087")
"Kazakistan bankaları ve halkının zor durumda olduğunu söyleyen Astana Büyükelçisi Taner Seben, "Bizim Türk firmalarının 5.5 milyar dolarlık taahhüdü var. Kazakistan bankaları krizden etkilendiği için yurtdışından kredi bulamıyor. Böyle olunca konutu alacak olanlara kredi veremiyor. Bu ekonomiye zincirleme etki yapıyor. Birçok alanda daralma var. Bizim şirketler de zor durumda" dedi."
(Sabah Gazetesi; "Kazakistan sarsıldı, 5.5 milyar dolarlık inşaat geliri zora girdi", 18 Şubat Pazartesi)
|
| |
KAZAKİSTAN'DAKİ TÜRKLERE YAPILAN SALDIRILAR
Kazakistan'daki ekonomik kriz, bu ülkedeki mafyavari yöntemlerin, hukuksuz uygulamaların, özellikle Türk işçi ve işverenlerine yönelik vahşet tarzındaki saldırıların tırmanarak artmasına yol açmıştır. Türklere yönelik saldırılara ve haksızlıklara her geçen gün bir yenisi daha eklenmektedir. Halihazırda Türklerin bu ülkede can güvenliği bulunmamaktadır.
Gece ondan sonra sokağa çıkmanın çok tehlikeli olduğu, ekonomik kriz nedeniyle hırsızlık ve gaspın sıradan olaylar haline geldiği Kazakistan'da şantiyelerde güvenlik görevlileri kamyonlarla geceleri inşaat malzemelerini çalmakta, hiçbir devlet dairesi rüşvet almadan iş yapmamakta, devlet ihallerinde bile rüşvet vermeden hakedişlerin alınması mümkün olmamaktadır.
Kazakistan'ın bu vahim ve çirkin manzarası dünya kamuoyunda bu ülkenin itibarını ayaklar altına almakta, firmaların Kazakistan'da çalışmaktan şiddetle kaçınmasına, halen Kazakistan'da bulunan yabancı firmaların da bu ülkedeyi terketmelerine yol açmaktadır.
Nitekim Kazakistan'da yaşanan olayların detayları incelendiğinde ülkede son derece ürkütücü bir ortamın hakim olduğu görülmektedir. Bu güvensiz ve tedirginlik ortamının ve Türklere karşı girişilen vahşi saldırıların bir bölümü basına da yansımıştır:
"Kazakistan'da son aylarda Türklere yönelik saldırıların ardı arkası kesilmiyor. Son olarak Kazakistan'ın önceki başkenti Almatı'da Abay Üniversitesi Matematik Bölümü 3. sınıf öğrencisi C. A.'ya yapılan saldırı ve gasp olayı bu ülkede yaşayan Türk vatandaşlarını tedirgin etti.
Kendilerini sivil polis olarak tanıtan iki kişi, C. A'yı arabalarına alarak şehir dışına kaçırdı. Saldırganlar C. A'nın üzerindeki bir miktar parayı ve telefonunu aldıktan sonra darp ettiler. C. A'yı uzun bir süre darp eden saldırganlar daha sonra geldikleri araba ile olay yerinden kaçtılar...
2006 yılında Tengiz bölgesinde yaşanan toplu kavgada yüzlerce Türk işçinin yaralanması ile başlayan olaylar o günden beri değişik aralıklarla devam ediyor.
Yaşanan saldırı olayları ile ilgili olarak yapılan çalışmaların kendilerini tatmin etmediklerini ve her geçen gün korkularının daha da arttığını ifade eden Kazakistan'daki Türk vatandaşları...
Öte yandan, geçtiğimiz aralık ayında çalışmak için Kazakistan'a gelen Yusuf Keskin (43) ismindeki Türk işçinin 10 bin dolar parası gasp edildikten sonra dövülerek öldürülmüştü. Olayla ilgili olarak 3 kişi göz altına alınmıştı...
Geçtiğimiz ay Kazakistan'ın Türkistan şehrindeki Ahmet Yesevi Üniversitesi'nde okuyan iki öğrenciye de yine bıçaklı saldırı olmuştu.Türkistan'daki olayda 9 kişilik bir grubun, arkadaş ziyaretinden dönen Bilgisayar Bölümü Öğrencisi Özgür Nalçaçı ayağından ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanmış, İşletme 3. sınıf öğrencisi Tolgahan Çay'ın ise burnu kırılarak bıçak darbesi aldıktan sonra telefon ve paraları gasp edilmişti.
Yine geçen hafta da Almatı'da faaliyet gösteren Türk sermayeli BNN Pegasus şirketinin işçileri, saldırıya uğramıştı. Şirket yönetiminden yapılan açıklamada yaklaşık 40 işçinin kaldığı kampa önceki hafta yaklaşık 30 kişilik bir grubun saldırdığını, 4 Türk işçisinin yaralandığını belirtilmişti...
(Haberler.com; http://www.haberler.com/kazakistan-da-turk-vatandaslarina-yapilan-haberi/ - Kazakistan'da Türk Vatandaşlarına Yapılan Saldırıların Ardı Arkası Kesilmiyor)
Enka'nın İşçilerine Saldırı
Türklere yapılan saldırıların en şidetli ve geniş çaplılarından biri Türk inşaat firması ENKA'nın çalışanlarına kaşı girişilen kanlı katliamdır. Görgü tanıklarının ifadeleri olayın dehşetini gözler önüne sermektedir.
"Kazakistan'da, Atyrau'daki Tengiz petrol sahasında ENKA şantiyesinde yemek alma sırasında Kazak işçiler ile Türk işçiler arasında çıkan kavgada yaralanan Ercan Karataş, "Bizi gasp ettiler, güvenlik olarak orada hiçbir şey yok, tahminime göre ölü de var" dedi.
ENKA Medikal Danışmanı Doç. Dr. Şinasi Numan, Kazakistan'da, Atyrau'daki Tengiz petrol sahasında ENKA şantiyesinde yemek alma sırasında Kazak işçilerle Türk işçiler arasında çıkan kavgada yaralanan ve sonrasında İstanbul'a getirilen işçilerle ilgili bir açıklama yaptı. Numan, birinci gün olaydan sonra ambulans uçakla yaralıların geldiğini belirterek "Hepsi hastaneye yatırıldı. Biri gözden, biri akciğerden ameliyat edildi. 2. gün 64 hasta geldi. Yoğun bir programla sabaha kadar çalışıldı. O gün de 19 kişi hastaneye yatırıldı, 3. günü de 27 hasta getirildi." (Haber Vakti, "Dehşeti Anlattılar", http://haber.ihya.org/lobi/index.php?t2=haber&an=31203&kn=32)
"Çorlu'ya kaçan 160 işçi, Kazakistan'da kalan Bin Türk'ün sağlığından endişeli: Bir arkadaşımızı boğazından demir kancaya astılar. Yaklaşık 10 kişi öldü, saklıyorlar."
Kazakistan'da saldırıya uğrayan ve önceki gece iki kafile halinde Türkiye'ye getirilerek, tedavi altına alınan Türk işçiler olayın şokunu yaşıyor. ENKA'nın kiraladığı uçakla Sabiha Gökçen Havalimanı'na gelen işçilerden 150'si Özel Vatan Hastanesi'ne kaldırıldı. Beşi ameliyat edilen işçilerden 120'si ise ilk tedavilerinin ardından taburcu oldu.
Tedavileri süren 30 işçi hastane odasında SABAH muhabirlerine dehşeti anlattılar. Kazakların kendilerine demir ve çekiçlerle saldırdıklarını anlatan işçiler, "Kaldığımız konteynırları bizimle beraber yakmak istediler. Yaklaşık 10 kişi öldü diye biliyoruz, saklıyorlar, birçoğumuzu öldü sanıp bıraktılar. Bazı arkadaşları boyunlarından astılar" dediler.
İşçiler, "Orada bin arkadaşımız daha var. Onlar aç susuz bir halde 5 gündür yaşamaya çalışıyorlar" iddiasında bulundular...
(Sabah Gazetesi, 24 Ekim 2006)
"Kazakistan'da ENKA Holding'in şantiyesinde Kazak işçilerin saldırısına uğrayan Türk işçilerden bir grup yaralı özel uçakla Sabiha Gökçen Hava Limanı'na indi, işçilerde öfke ve nefret had safhadaydı. Bayramı tedavi gördükleri hastanede kutladı. Dehşet anını anlatan işçiler, "Bu bir katliamdı. Bizi öldürmek için her yolu denediler." Türk işçilere planlı mafya türü bu saldırıda kayıp arkadaşları olduğunu söyleyen işçiler, bazı arkadaşlarını vinçlere astıklarnı, kapılarını açamadığı konteynırların içine propan gazı sıktıklarını, kazak işçilerin ellerine geçirdikleri demir çubuklar ve ne buldularsa saldırdıkları, diğer bir gurubunda para ve değerli eşyaların çalındığını söyleyen yaralı işçiler, hiçbir yetkilinin ilgilenmediğini ve can güvenliklerini olmadığını söylediler...
Ve bu gelişmeler yaşanırken Türk yetkililerden basında hiçbir açıklama olmadığı gibi, ısrarla kayıp ve ölü arkadaşlarının olduğunu söylemelerine rağmen hiçbir açıklama yok. Türkiye Devleti burda kendini hissettirmeli, gerekirse suçluların peşini bırakmamalı, organize olmuş bu kazak çapulcu mafyasına koskoca Türk Devleti pabuç mu bırakacak, nerde devlet nerde..."
(Milliyet, "Kazakistan'da Çalışan İşçilerimize Saldırı", 24.10.2006, http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=11066)
Kazakistan'da saldırıya uğrayan Türk işçilerinden ENKA Şirketi çalışanlarından Elektrik Teknikeri Mehmet Aslan (43), "Bu kavga değil, önceden planlanmış, düzenlenmiş bir olay" dedi...
Bu kavga değil, önceden planlanmış, düzenlenmiş bir olay. Yemekhanede duvara bir taş geliyor ve bir anda bütün Kazaklar saldırıya başlıyorlar. Akşam kampa döndüğümüzde günlerce tedirginlik içinde bekledik. Polis istedik. Sadece 1 polis gönderdiler"...
Kazakistan'da ne kadar güvenlik sağlanırsa sağlansın, tekrar dönmeyi düşünmediğini kaydeden Aslan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bize saldıranlar, bizimle çalışan işçilerdi. Aynı insanların orada çalıştığını bildiğiniz sürece psikolojik olarak tekrar çalışmanız mümkün değil. Böyle bir ortamda verimli çalışmamız mümkün değil. Daha önce Moskova ve Irak'ta çalıştım. Böyle bir saldırıyla ilk defa kaşılaşıyorum. Devletler arası bürokrasi gerektiren bir konu. Bunun araştırılmasını, üstünün kapatılmamasını istiyoruz. Sadece bizim çalıştığımız yerde değil, Kazakistan'ın birçok bölgesinde çalışan Türkler var. Bizim yer dışında da benzer olaylar başlamış. Bizden sonra gelen kafilenin kasabadan geçerken otobüsleri taşlandı. Halka da sıçradı bu olaylar. Türklere iyi gözle bakmıyorlar. Basit bir olay değil. Türkler az sayıda, kritik işlerin belli noktalarında çalışıyorlar. Kazaklar, Türkler bizden daha fazla alıyorlar diyorlar öyle bir şey de yok. Ülke şartlarında iyi para alıyorlar. Fabrikalar daha az ücret verdiği için bizim şirketi tercih ediyorlar. Türklerden daha fazla Filipinliler Hintliler var. Onlara karşı yapılan hiçbir saldırı yok. Bu tamamen Türklere yapılan bir saldırı."
(Hürriyet, "Kazak Mağduru: 8 Dişim Kırıldı, 05 Kasım 206)
"Kazakistan'ın Tengiz bölgesinde Kazak işçilerin saldırısına uğradıktan sonra İstanbul'a getirilerek tedavi altına alınan işçilerin büyük bölümü tekrar aynı yerde çalışmak istemiyor."
(Hürriyet, "Kazak Mağdurları Dönmek İstemiyor", 01.Kasım.2006, http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=5355836)
"KAZAKİSTAN'ın Tengiz bölgesindeki ENKA Holding şantiyesinde 20 Ekim'de 280 arkadaşı ile birlikte Kazak işçilerin saldırısına uğrayarak başı ve burnu kırılan Erzurumlu elektrik teknisyen şefi 27 yaşındaki Emin Arslan, bir daha Kazakistan'a adım atmayacağını söyledi. Arslan, "Üzerimize tiner döküp, hepimizi yakacaklardı. Allah'tan tiner sandıkları kutular su çıktı. Kayıp 25 arkadaştan bu güne kadar hiçbir haber alınamadı" dedi."
(Hürriyet, "Tiner Döküp Hepimizi Yakacaklardı", 28 Ekim 2006, http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=5333107) |
| |
BN-Pegasus Yöneticilerine yapılan saldırılar
Kazakistan'ın Almatı kentinde dün gece işçileri saldırıya uğrayan şirketin yetkilisi, daha önce tehdit aldıklarını söyledi... Bunun kendilerine şaka gibi geldiğini, ama dün gece kar maskeli bir sürü saldırganın terörüne maruz kaldıklarını" kaydeden Köse, "saldırının arkasında terör örgütünün olabileceğini" söyledi.
(http://www.aktifhaber.com/news_detail.php?id=152308)
"Kazakistan'ın başkenti Almatı'da faaliyet gösteren Türk sermayeli B.N.N Pegasus şirketinin işçileri, maske takmış yaklaşık 30 kişinin saldırısına uğradı.
Şirketin yönetim kurulu başkanı Seçim Köse, A.A'ya yaptığı açıklamada, yaklaşık 40 işçinin kaldığı kampa bu gece yaklaşık 30 kişilik bir grubun saldırdığını, 4 Türk işçisinin yaralandığını söyledi.
Köse, saldırganların ateşli ve kesici silah taşıdıklarını, yaralanan işçilerin hastaneye kaldırıldığını söyledi. Köse, saldırının nedenini henüz bilmediklerini, bir saldırganın yakalandığını ve polis tarafından sorgulandığını belirtti."
("Kazakistan'da İkinci Vahşet, 24.01.2008, http://www.adalarweb.com/haberler/haber_43256.htm) |
|
|
|
 |